Son Dakika


Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Almanya’da Tren İstasyonlarında Yeni Dönem: Alkol Tüketimi Yasaklandı
Yaklaşık 23 yıl önce meydanlar adeta çınlardı. “İmanlı gençlik gelecek” diye bizler de o sevinçle koşardık sandıklara. Umut ya bu, neden olmasın? Aradan tam 23 yıldan fazla zaman geçti; bir baktık ki bizi öyle uyutmuşlar ki gençlik sosyal medyaya teslim olmuş. Telefonlar neredeyse kumarhane, meyhane ve batakhane haline gelmiş. Alkol ve uyuşturucu kullanım yaşı 14’ten 9’lara inmiş. Küresel cinsiyetsizlik sokaklara dökülmüş. Doğum kontrol planlaması meşrulaşmış, analar çocuk doğurmaz hale gelmiş. Gençlerde boşanma, bir utanç değil sıradan bir durum halini almış.
Televizyonlarda alimler yerilmiş; kendini bilmez birkaç kişi medyada fenomen olmuş. Anne ve babalar, neredeyse kızlarını isteyen gençlerden kan tahlili ve sabıka kaydı ister hale gelmiş. Haklılar mı? Evet, haklılar. Bir ailedeki üç çocuktan ikisi uyuşturucu ve alkol kullanıyorsa aile ne yapsın? Modern cahiliye meydan bulmuş at koşturuyorsa, bu gençliğe ve aileye kim düzen verecek?
Başta “İmanlı gençlik ve 23 yıl” dedim. Bir 23 yıl daha var ki o 23 yıl, günümüzün 23 yılından çok farklı. Gerçek ve inandırıcı o 23 yıllık zaman dilimi, yaklaşık 1415 yıl önce başladı. 40 yaşında peygamber olan ve 63 yaşında Rahman’a kavuşan Hz. Muhammed (s.a.v.), 23 yılda kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir nesli nasıl Asr-ı Saadet dönemine çevirdi? Caddelerde kadına şiddet uygulamak yerine sevgiyi ve merhameti tesis ederek toplumu huzur ve özgürlük abidesi yaptı. İslam onlara sabrı, merhameti, sevgiyi, lütfu ve dayanışmayı emrediyordu.
Bugünkü liderler gibi bir “tweet” ile dünyayı koparmıyorlardı. Nasıl mı? Bir gün hilafet döneminde Hz. Ömer (r.a.) kürsüden gençlere hitap ediyordu: “Bizler helvadan putlar yapıyor, onlara tapıyor, sonra da dönüp o putları yiyorduk” derken; gençlerden biri koskoca İslam lideri Hz. Ömer’e korkmadan, çekinmeden sordu: “Aklınız yok muydu?” Hz. Ömer de cevap verdi: “Aklımız vardı ama İslam yoktu.”
O zaman neyi bekliyoruz? Allah, Saff Suresi’nde “Dinin yardımcıları kimlerdir?” demiyor mu? Din bize geldiğine göre yardımcısı da bizler olmalıyız. Şimdi tam zamanı! Zümrüdüanka kuşu gibi yeniden küllerimizden doğup; “Vatanın bağrına düşman dayamışsa hançerini, yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?” diyen Namık Kemal gibi biz de milletin ailesine, dinine, imanına ve ahlakına hançerini dayayanlara İslam’ın ahlak neşteriyle müdahale etmeliyiz.
Namık Kemal’in vatan sevgisiyle harmanladığı bu çağrı, aslında bir öze dönüş çağrısıdır. Hz. Ömer’in “Aklımız vardı ama İslam yoktu” sözü, bugün “İmkânımız var ama şuurumuz mu eksik?” sorusunu akıllara getiriyor.
Derhal evlerde, okullarda; her türlü sosyal medya ürünü olan TikTok, Instagram, Twitter, Facebook gibi rezaletlere ve evlerde “gündüz kuşağı” denilen programlara son verilmeli.
Gençlik ve aile üzerinde akademik ve ilmi çalışmalar yapılmalıdır; yarın çok geç olmadan.
Kalın sağlıcakla.
AHMET AL
Etiketler: adalet » Ahlaki yozlaşma » Aile Yapısı » Asr-ı Saadet » Bağımlılıkla Mücadele » değerler eğitimi » eğitim » Gelecek Nesiller » gençlik » İnanç » İslam Ahlakı » Kültürel erozyon » maneviyat » merhamet » Modern Cahiliye » Öze Dönüş » Sosyal medya » şuur » Toplum Sağlığı » Toplumsal DönüşümYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler
17 Ekim 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler
16 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler