Son Dakika


Asıl adı Moiz Kohen olan ancak “Tekinalp” maskesiyle Türk düşünce dünyasına sızan Serezli bir hahamın oğlu, Müslüman Türk milletini asırlardır ayakta tutan İslami değerlerden kopararak Batı tipi seküler bir kimlik inşa etme misyonunun başaktörü oldu.
Türk milleti, tarih sahnesine çıktığı günden bu yana İslam ile hemhal olmuş, “Türk” denilince akla “Müslüman” kimliği gelmiştir. Ancak imparatorluğun çöküş yıllarında ortaya çıkan ve Cumhuriyet döneminde iyice palazlanan bir isim, bu kadim birlikteliği bozmak için kalemini adeta bir silah gibi kullandı.
Moiz Kohen, namıdiğer Munis Tekinalp; Türk’ün ruh kökünü kurutmak ve milleti İslam’dan tecrit etmek amacıyla kurgulanan “seküler Türkçülük” projesinin teorisyenliğini üstlendi.
İslamcı ve Osmanlıcı Birliğe Karşı “Irkçı” Fitne
İslamcı düşünürlerin “ümmetin parçalanması” olarak gördüğü ve şiddetle karşı çıktığı ırk temelli milliyetçilik, Kohen’in en büyük kozu oldu. Ziya Gökalp gibi isimleri etkileyerek Türkçülük akımına yön veren Kohen, bin yıllık İslam medeniyetini “terakkiye engel” olarak yaftaladı. Müslüman Türk’ün tarihini sadece Orta Asya steplerine hapsetmeye çalışan bu anlayış, milleti Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sancaktarlığını yaptığı şanlı geçmişinden koparma amacı güdüyordu.
Havrada Türkçe Dua, Toplumda Dinsiz Kimlik
Kohen’in “Türkleştirme” adı altında yürüttüğü faaliyetler, aslında Türk kimliğini yüceltmekten ziyade, dini hayatın dışına itme çabasıydı. Yahudi cemaati için önerdiği “On Emir” (Evamir-i Aşere) arasında yer alan “Havralarda Türkçe dua edilsin” teklifi, aslında camilerde ezanın ve ibadetin aslından uzaklaştırılmasına giden sürecin provası niteliğindeydi. Onun hedefindeki “yeni Türk”, camiden, medreseden ve mukaddesattan kopartılmış; ruhu Batı’ya, gövdesi ise sadece kuru bir ırkçılığa hapsedilmiş bir figürdü.
“Kemalizm” Üzerinden Dinle Hesaplaşma
Yayımladığı Kemalizm kitabıyla devrimleri ideolojik bir kalıba döken Kohen, Türk inkılabını “teokrasiye karşı bir isyan” olarak tanımladı. İslam’ı “softa anlayışı” diyerek tahkir eden Moiz Kohen, millete dayattığı reçetede İslam’ın yerine Batı kültürünü koydu. Onun kaleminden çıkan bu “İslam’sız Türklük” tanımı, Anadolu insanının mayasına tamamen aykırı, dışarıdan ithal bir mühendislik ürünüydü.
Millete Yabancı, Batı’ya Sevdalı
1942’de Varlık Vergisi ile bir süre çalışma kampına gönderilse de, kurmaya çalıştığı seküler sistemden hiçbir zaman vazgeçmedi. Türk tarihini dört safhaya ayırdığı Türk Ruhu kitabında bile Müslümanlık dönemini sadece bir “merhale” olarak gördü ve Türk’ün asıl ruhunun ancak İslam’dan kurtulduğunda kemale ereceğini savundu.
Hayatının son yıllarını Fransa’nın Nice kentinde geçiren Kohen, Müslüman Anadolu halkının nezdinde, bu topraklara ait olmayan bir zihniyetin temsilcisi olarak öldü.
Bugün Moiz Kohen ismi, Türk milletini dininden ayırarak köksüzleştirmek isteyen çevrelerin referans kaynağı olmaya devam ediyor. Ancak tarih, İslam ile et-tırnak olmuş Türk milletinin, Moiz Kohenlerin “İslam’sız Türklük” projesini hiçbir zaman benimsemediğini ve bu toprakların mayasının İslam olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Hasbahçe Gazetesi / Haber Merkezi
Etiketler: Cumhuriyet dönemi azınlıklar » İslam’sız Türklük projesi » İttihat ve Terakki dönemi » Kemalizm ideolojisi » Kültürel kimlik tartışmaları » Moiz Kohen biyografisi » Munis Tekinalp kimdir » Seküler milliyetçilik eleştirisi » Türk düşünce tarihi. » Türk ruhu analizi » Türkleştirme politikaları » Varlık Vergisi süreci » Yahudi cemaati entegrasyonu » Yakın tarih araştırmaları » Ziya Gökalp ve TekinalpYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER