logo

reklam

Özgürlük, Ah Özgürlük

Özgürlük, Ah Özgürlük

İnsan, kendini tanımaya başladığından itibaren hep özgürlük savaşı vermektedir. Bu her canlıda görünen fıtri bir duygudur.

Gelin bu husustaki özgürlük yolculuğuna “insan” gözlüğünden bakarak çıkalım sevgili dostlar. Bu konuyu (tartışmalı da olsa) farklı açılardan biraz irdeleyelim, ne dersiniz? Görüşlerime katılmayanlara da ayrıca saygı duyduğumu buradan belirteyim.

İnsanoğlu kendini fark etmeye başladığından itibaren hep özgür olmak ister. Daha bebeklikten kurtulmaya başladığından itibaren yiyeceklerini dahi kendisi seçerek yemek ister. Döke-saça da olsa bu onun vazgeçilmez arzularından olur. Sanki biz daha önce o devrelerden geçmemiş gibi onun bu masum özgürlüğünü kısıtlamaya çalışırız. Bir ebeveyn olarak haklıyızdır da. Oysa biraz sabır göstererek küçük yavrumuzun bu arzularına bir parça göz yummak, hem onu ve hem de bizi rahatlatacaktır. Eninde, sonunda yavrumuz gerçeği görerek bizi gözünde daha saygıdeğer yapacaktır.

Peki, özgürlüğün sınırları nedir? Özgürlük, diğer başka birilerinin özgürlük sınırlarına kadar olan mesafe içindedir ve artılarıyla, eksileriyle sadece kişinin kendisini bağlar. Onun içindir ki başka birisinin sınırlarına tecavüz, suç teşkil eder ve müdahale gerektirir. Bunun tespitini de ancak ve ancak empati (duygudaşlık) yoluyla yapabiliriz.

Konu, aslında oldukça geniş boyutlu ve hepimizin çocukluğundan yaşlılığına kadar “kızıl elma”sıdır. Çoğu zaman bu hedefe ulaşılamadığından insanın içinde bir uhde olarak kalır. Birçoğumuz çocukluk yıllarına geri dönmek ister ama bu tamamen imkânsızdır.

Özgürlüğü ferdilikten çıkarıp toplumsal hale getirerek yaşamak, çağın ve medeni olmanın bir gerekliliğidir. Her şeyden önce bir insan olarak buna mecburuz. Bu durumda bize düşen, karşılıklı saygı, güven ve özveridir.

Şunu da herkes bilmeli ki kusursuz, eksiksiz özgürlüğe kavuşmak, (hak edenler için) ancak ahirette mümkündür.

Duygu ve düşüncelerime ortak olan dostlarıma, siz değerli okuyucularıma saygı ve hürmetlerimle…

YİĞİT KARDEŞİM

İnce duygular var gönül bağında,
Bize de yer ayır yiğit kardeşim.
Gezinip dururuz gaflet dağında,
Gâh iniş, gâh bayır yiğit kardeşim.

Gel bize yol göster hürriyet için,
Sorma sebebini neden ve niçin,
Amerika, Rusya, Almanya ve Çin,
Kör, dilsiz ve sağır yiğit kardeşim.

Dünyada analar zulüm görüyor,
Siyonizm ağını hızla örüyor,
Yaşlılar, bebeler her gün ölüyor,
Yükleri çok ağır yiğit kardeşim.

İşgale uğrayan toprak, vatandır,
Şu yavrudan sızan tertemiz kandır,
Haksızlığa susan dilsiz şeytandır,
Destek için bağır, yiğit kardeşim.

Evi yok, giysi yok, karınları aç,
Her biri bir lokma ekmeğe muhtaç,
Salgın hastalığa bulunmaz ilaç,
Vicdanları çağır, yiğit kardeşim.

Sezayi Tuğla

Etiketler: » » » » » »
Share
433 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...