Son Dakika


Beşar Esad rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesi, Suriye’de yeni bir dönemi başlatırken, ülkenin “3’e 4’e bölünme” riski en yakıcı sorun haline geldi. On yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın ardından, merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte Suriye, farklı siyasi ve askeri güçlerin kontrol ettiği fiili bir parçalanma tablosu çiziyor. Bu kritik süreçte Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak ve kendi ulusal güvenliğini sağlamak amacıyla çok boyutlu bir stratejiyi devreye sokmuş durumda.
Suriye’deki mevcut durum, tek bir merkezi yönetime geçişin ne kadar zorlu olduğunu gösteriyor. Ülke, kabaca üç ana güç odağı arasında bölünmüş durumda:
1. Yeni Şam Yönetimi: Esad rejimini deviren muhalif grupların kurduğu Geçiş Hükümeti, ülkenin batı ve merkez bölgelerinde otoriteyi yeniden kurmaya çalışıyor. Ancak bu yeni yapının tüm toplumsal kesimleri kapsayıp kapsamayacağı ve kalıcı istikrarı sağlayıp sağlayamayacağı belirsizliğini koruyor.
2. Kuzeydoğu’daki Özerk Yapı: Türkiye’nin en büyük ulusal güvenlik tehdidi olarak gördüğü PYD/YPG/SDG (Suriye Demokratik Güçleri), Fırat’ın doğusundaki geniş ve petrol zengini bölgeleri kontrol ediyor. Bu yapının özerklik ısrarı ve Şam yönetimiyle entegrasyona yanaşmaması, ülkenin bölünme riskini artırıyor.
3. Kuzeybatı’daki Muhalif Kaleler: İdlib ve çevresindeki Heyet Tahrir Şam (HTŞ) gibi grupların kontrolündeki alanlar da yeni Şam yönetimiyle bütünleşme konusunda zorluklar barındırıyor.
Bu tabloda, Türkiye’nin temel hedefi, bölgenin birlik ve beraberliğini esas alarak Suriye’nin atomize olmasını engellemek.
Ankara’nın Suriye politikası, yeni dönemde Şam ile diplomatik işbirliğini derinleştirme ve terör örgütlerini tamamen tasfiye etme üzerine kurulu.
Türkiye, Esad sonrası kurulan Geçiş Hükümeti ile en üst düzeyde (Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı seviyesinde) yoğun temaslar kurdu. Bu diplomatik trafiğin ana gayesi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü esas alan yeni bir siyasi yapıyı desteklemek ve meşru devlet otoritesinin ülkenin her yerinde yeniden tesis edilmesini sağlamaktır. Ankara, “Suriye, Suriyelilerindir” ilkesini benimseyerek, ülkenin üniter yapısının korunması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye için Suriye’deki en hayati mesele, ülkenin kuzeyindeki PKK/YPG varlığının sonlandırılmasıdır. Bu, Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından bir “stratejik hedef” olarak kabul ediliyor.
Bu doğrultuda Ankara, YPG/SDG’nin tasfiyesi için somut bir yol haritası ortaya koydu: Suriyeli olmayan tüm unsurların çekilmesi, komuta kademelerinin ayrılması ve Suriyeli olanların silah bırakarak siyasi sürece entegre olması. Türkiye, YPG/SDG’nin uzlaşmaya yanaşmaması durumunda askeri müdahale seçeneğini masada tutuyor.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son açıklamaları, Suriye’deki çözüm için siyasi baskının artırılmasına odaklandı. Bahçeli, “Silah varsa siyaset yoktur” mesajını yineleyerek, YPG/SDG’nin tasfiyesi için sıra dışı bir öneri sundu: PKK’nın kurucu önderliğinin, SDG/YPG’ye Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart mutabakatına uyma çağrısı yapmasını talep etti. Bu hamle, sorunun siyasi yollarla çözümü için atılacak diplomatik adımların kapsamını genişletiyor. Bahçeli ayrıca Suriye’de kapsayıcı, yeni siyasi partilerin kurulması gerektiğini de belirtti.
Türkiye, ulusal güvenlik hedeflerinin yanı sıra, milyonlarca Suriyeli sığınmacının güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde geri dönüşünü sağlamayı da amaçlıyor. Bu, Suriye’nin istikrara kavuşması ve yeniden inşa sürecinin hızlanmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Ankara, uluslararası topluma seslenerek yaptırımların kaldırılmasını ve Suriye’ye destek verilmesini talep ediyor, kendi kurumlarıyla da bu sürece katkı sağlıyor.
Suriye’nin geleceği, parçalanma ile birlik arasında ince bir çizgide ilerliyor. Türkiye’nin kararlı duruşu, yeni Şam yönetimiyle kurulan diplomatik köprüler ve terör örgütlerinin tasfiyesindeki ısrarı, Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruma mücadelesinin ana hatlarını çiziyor. Başta YPG/SDG sorunu olmak üzere, ülkedeki tüm fiili bölünmeler ortadan kalkmadan, Suriye’nin kalıcı bir barış ve istikrara ulaşması ise zor görünüyor.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: Beşar Esad rejimi » Heyet Tahrir Şam » HTŞ » PYD/YPG/SDG » Şam » Şam Haber » Silah Varsa Siyaset Yoktur » suriye » Suriye Demokratik Güçleri » Suriye Haber » Suriye Sondakika » Suriye’nin toprak bütünlüğü » Yeni Şam Yönetimi » Yeni Suriye'de En Kritik EşikYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER