Son Dakika


Dün elime ulaşan, Temel Araştırmalar Merkezi Başkanı Abdurrahman Simavi adlı bölücünün Kürt bir dergiye verdiği röportajda, sadece Türkiye’deki Kürtlerin değil Tüm Ortadoğu’daki Kürtler ile ilgili bir hazırlığın olduğunu ve Türkiye’deki Siyasiler tarafından bir yıldan fazladır bunun üzerine çalışılıyor demesi üzerine bu yazı serisini ve büyük projenin arka planını yazmak istedim.
Şeyh Sait Ayaklanması sonrası bu ayaklanmaya karışmış olanlar ve bunların yakınları Doğu’dan alınıp Batı illerine iskân edilmesi kararı verilmiş ve 1927 yılında da hayata geçirilmişti.
1097 Sayılı Kanun gereği Doğu’daki şeyhleri, ağaları ve yakınlarını toplam 1400 kişiyi batı illerine taşımışlardır. Her bakımdan serbesttiler. Ticaret yapıyorlar ve istediklerini de yapabilirlerdi. Sadece Doğu’ya gidişleri yasaktı. Adına da bu bölücüler “Mecburi İskân Yasası” diyorlardı. Çok partili rejime geçilirken bölücülerin birinci hedefi bu yasayı ortadan kaldırmak olmuştur.
Bunlar, Türkiye’de çeşitli siyasi partiler içinde siyasete soyunmuşlar ve bu yasayı iptal ettirmek için mücadele ettiler ve bunu 1947’de başardılar. Bu kazanım bölücü Türk düşmanlarının ilk siyasi kazanımıdır.
Bu karar, CHP iktidarında olsa da bunu zaten Demokrat Parti yapacaktı. Çünkü bu hainler en çok DP yuvalanmıştı. Ve bu hainler geri döndüklerinde birer kahraman gibi karşılandılar. İçlerinde öyleleri vardı ki Bedirhan ailesi gibi. Şimdi AK Parti de siyaset yapan birçok Milletvekilinin ailesi de bu geri dönenlerin içindeydi.
Doğulu Şeyhler ve Ağalar sorunu, 1960 ihtilalinde de gündeme geldi. Kürtçü ve bölücü zanlısı 485 kişi tutuklandı ve Sivas’ta bir kampta toplandı. Bunların içinden 550 Şeyh ve Ağa 105 sayılı bir yasa ile batıya gönderildi. Bunlarda aklınıza gelen her türlü suç vardı. Cinayet, kaçakçılık, tehdit, dini siyasete alet etmek ve birçok suç…
15 Ekim 1961 günü Genel seçimlerde CHP 173, DP yerine kurulan Adalet partisi 158 Milletvekili kazandı ve bu iki parti koalisyon kurdu. Adalet Partisi taban itibariyle DP’den taban bulmuştu. Malum tüm bölücüler DP’li idi.
Af çıkarıldı. 22 Ekim 1962 tüm bölücüler serbest kaldı. Bu geri dönüşte bölücüler Diyarbakır’da gösterilerle karşılandı. Bu AP’nin hatası idi. Bu gösteriler ikinci kez bu hainlere güç verdi.
2 Aralık 1962’de İnönü Malatya’da yaptığı konuşmada, karşılıklı kazanç-kayıp ne olursa olsun, vatandaşı birbirine düşman etmemek lazım dedi. Şaşırtıcı değil mi? Tıpkı bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel gibi.
Bugün iktidar ile muhalefet ne ise dün de aynı idi ama dünkü tavizler bakın bizi bugün ülkemizde bölünmeye getirmiş durumdadır.
Nasıl olduğunu dikkatlice anlatacağım.
1942 ve 1944 yılında Molla Mustafa Barzani Irak’ta hükümete karşı ayaklandı. Ayaklanma bastırılınca Mustafa Barzani adamlarıyla birlikte İran’a kaçtı. İran’ın Mahabat Kasabası’nda kurdurulan (Mahabat Kürt Cumhuriyeti) içinde yer aldı. İran o yıllarda Sovyet işgali altında idi. İşgal sona erince Barzani adamlarıyla 500 kişi ile Rusya’ya gitti. 12 yıl orada kaldı. 1958 yılında Irak’tan gelen af kararı ile geri döndü. 1961 yılında tekrar ayaklandı.
İşte bu ayaklanma ile Türkiye Büyük bir ölçüde etkilendi.
Yani bu Barzani sevdası boşuna değildir.
Devamını diğer bölümlerde anlatacağım inşallah.
Necati YÜZÜAK
Etiketler: 1097 Sayılı Kanun » 15 Ekim 1961 Genel Seçimleri » Demokrat Parti » Mahabat Kürt Cumhuriyeti » Mecburi İskân Yasası » Molla Mustafa Barzani » Necati Yüzüak » Olanı Biteni Anlamak » Şeyh Sait ayaklanması » Temel Araştırmalar Merkezi Başkanı Abdurrahman Simavi » Yazı SerisiYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER